Geri dönüş yapmam gereken mimler, sobeler, ödüller çığrından çıkmış vaziyette bende. Hesabını tutamadığım, kimden, nerden geldiğini asla ve kat'a hatırlamadığım onlarca şey var yanıtlamam gereken biliyorum, hissediyorum! Kimi zihnimde, kimi taslaklarımda, kimi notlarımda duran ve kimi de ne yazık ki boşlukta salınan. Buraya yazı yazacakken içimdekini yazmadan edemiyorum. Kendim berbat hissederken başka şeye odaklanamıyorum. Misal son bir kaç gündür yaşananlara binaen sıradan şeyler yazamıyorum, yazmayı düşünsem bile bundan haya ediyor ve kendimi çekiyorum. Dolayısı ile gelen ne varsa erteliyorum da erteliyorum. Ve öyle bir hale geliyor ki içlerinden çıkamıyorum. Üstelik ben yazana dek çoğunun üstünden çok zaman geçmiş, çoğu rafa kaldırılmış, çoğu manasızlaşmış oluyor. Sadece koca bir yük gibi sırtımda duruyorlar. Ve sonunda pes dedirtiyorlar bana. Sanırım çoğunu bu saatten sonra yazamayacağımı kabullenmem gerekiyor. Bana gönderi yapan herkesten de bu vesileyle özür diliyorum. Hatırladıklarımı ve taslaklarımda duranları yazmaya inandırarak kendimi yola devam ediyorum.
Sevgili Sezom, bugünkü yorumuyla bana hatırlatıyor durumu bir kez daha. İrkilmeme, silkinmeme ve artık durumu kabullenmeme sebep oluyor. Kendisi gönüllü terapistimdir. Ürüne bakıp da terapiye çemkirmeyiniz zira onun terapisi olmasa anlık bile iyileşme göstermeyebilirdim. Bana iyi gelecek sihirli kelimeleri az değildir.



















