Şarkılar ve Duygular Tezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şarkılar ve Duygular Tezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2011 Salı

Kolay Psikanaliz & Zor Terapi

Bir Eminönü sevdası peydahlandı ya bende son günlerde. Keçe alacağım hevesiyle. Gidip çarşılarında kaybolmak isteği sardı beni alabildiğine. Keçe bahane. Lakin yalnız olmak var serde. Tek başına. Hasret kaldığım biçimde. Peşimde -La havle- çeken bir koca olmadan, Selim'in-kakam geldi- lafını duymadan, dahası her an o lafı duyma korkusu olmadan,  bebek arabası ile sıkış tıkış yalpalamadan, çantayı, arabayı, çocukların üstünü başını toplamak zorunda kalmadan, Kerim ağlamadan, Selim'in -Ben çok yoruldum, Kerim'i kaldırın, arabasına ben oturacağım- sızlanmalarını duymadan, İlter'in surat asması  ve oflayıp puflaması olmadan, -Daha çok var mı alacağın?- demeden,  ya da her an bu cümleyi duyma gerginliğini yaşamadan, elim ayağım birbirine dolanmadan, neyi nasıl alacağımı şaşırmadan, telaşla lüzumlu lüzumsuz şeyleri sepete doldurmadan, onun yerine makul ve  mantıklı davranıp sadece ihtiyacım olanları alarak, seçerek, eleyerek, kıyaslayarak, bir dükkandan diğerine rahatça geçerek, kuşlar gibi sekerek, özgürce gezinerek, istersem vapura, istersem otobüse binerek, başıboş bir kağıt parçası gibi oradan oraya savrularak gezmek de gezmek istiyorum bu günlerde.

7 Ocak 2011 Cuma

Ey Özgürlük!

İnsan psikolojisi ile şarkıların doğrudan ilişkisi olduğuna inanmışımdır hep. Bilinçaltına ittiğimiz gizli duygularla, dile gelen şarkılar arasındaki ilişki bahsettiğim. Sanki dışavurumu gibi bastırılmış duygularımızın şarkılar. Kendimizden bile kaçırdığımız hislerin tercümanı olup dile gelirler  bazen. Ansızın dilimize dolanır, uzunca süre söylenirler. Kimi zaman söyleyen de irkilmeye sebep olur, hayrete düşürürler, kimi zaman  da farkedilmeden usulca çekilip giderler. Üstelik tüm şarkı değildir devamlı söylenen, ruh hali ile birebir örtüşen nakarattır tekrar edilen.

Üniversite yıllarında arkadaşım Z. belirsiz bir aşka tutulmuştu. Aklı fikri  bir zamanlar kendisine çok ilgi duyan, ancak ne olduysa Z. ilgilendiğinden beri kayıtsız kalan M.'de idi. Uzunca süre konuşuldu bu konu kızlar arasında, taktikler verildi.  M.'nin ilgisini geri kazanma yöntemleri netice vermedi. Belirsizlik hali devam etti.  M. ilgili miydi, ilgisiz miydi tespit edilemedi. Z. ilerleme kaydedemedi ve konu hakkında da konuşmaktan vazgeçti. İçine çekildi ve suskunlaştı. Bir gün nasıl hissettiğini sordum, -Bilmiyorum!- deyip kısa kesti. Ve arkasını döndüğü an şu şarkıyı söyledi.