İlter Komando der bana. Fiziksel gücümü aşsın aşmasın her yükün altına girmem, kadınsı zerafetten gayet uzak biçimde kaba saba tüm işleri sırtlanmam ve üstüme gelen bir roket olsa dahi çekilmemem, istifimi bozmamam sebebiyle. Üstünden araba geçecek olsa aldırmıyorsun, diyor. Haklı da. Geçmişliği de var bir kaç kez. Sanırım bunda annemden gelen çilekeş genlerimin payı çok büyük. Nitekim ailenin tüm fertlerinde vardır 'Komando Ruhu' Evde bel fıtığı olmayan yoktur mesela, kaldı ki 2 kez ameliyatını olan çoktur. Önümüze gelen maddi yahut manevi yükü, ben bunu taşır mıyım, taşıyamaz mıyım diye düşünmeden sırtlanırız hemen. Bir de bu iflah olmaz genlerin üstüne sefil öğrenciliğimden gelen zayiatlar eklenince ortaya çıkan; şah iken şahbaz olan ben!
2. Çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2. Çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Aralık 2010 Perşembe
21 Ekim 2010 Perşembe
Sahne Senin Küçük Kardeş!
Küçük kardeş ilk dünyaya geldiğinde anne, baba, aile büyükleri, küçük ve büyük kardeş çetin bir savaşın içine çekilirler. Büyüğü ruhsal olarak, küçüğü de fiziksel olarak korumak adına herkes teyakkuza geçer. Ne denli çaba sarfedilirse sarfedilsin küçük kardeş illa ki büyük kardeşin türlü eziyetlerine, zulümlerine maruz kalır. Anne ve baba da içi sızlayarak takip eder bu durumu yakinen. Bir yandan küçüğe içi sızlar, bir yandan büyüğe makul davranmaya uğraşır. Küçük, sessizce ve arka odalarda sevilir. Ve büyük oranda ihmal edilir. Büyüğün gözüne gözüne sokarak, koca harflerle "Biz seni hala çok seviyoruz." cümleleri sıralanır birbiri ardına. Abartılı davranışlar sergilenir, içten gelsin gelmesin sevgi gösterilerine girilir.
15 Ekim 2010 Cuma
2.Çocuk Ütopyası
Selim'de çok zorlandım ben. İlk çocuk acemiliği, etrafımda deneyimli birilerinin olmayışı, Selim'in yapısal zorluğu birleşince ortaya dramatik durumlar çıkıyordu sık sık. Doğduğu ilk geceden itibaren başlayan, kolikle devam eden korkunç ağlamalar, süt yetmezliği ile 4.aydan itibaren başlayan yememezlik hali, sese, kokuya, ağrıya aşırı duyarlılığı, tarifsiz diş sıkıntıları ve buna eşlik eden inanılmaz bir uyku direnci, ki gece 2 den itibaren uyanır, sabaha dek uyumaz, uyutmazdı, uyusun da ne olursa olsun diyerek ayakta sallamayla gelişen kendi kendine uyuyama hali ve devamlı sallanma isteği, her an terlemesi ve buna bağlı olarak sık hastalanması vs. ile zor günler, gecelerdi. Etrafımdakilerin deyişiyle 10 çocuk bakmış kadar oluyordum Selim'le. Geçti çok şükür.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


