6 Mart 2014 Perşembe

O da Seviyormuş


Pıtırcık ve Sırma


Pıtırcık okuyoruz. Pıtırcık’ın Sırma’ya olan aşkı denk geldi tam da. İlgiyle dinliyor Selim. Sırma’nın sarı saçlarını, renkli gözlerini okuyorum ve içimden acaba ne düşünüyor şimdi Selim diyorum ki sesini duyuyorum:
-Anne, Brooke da tıpkı Sırma gibi. Upuzuuun, sapsarı saçları var, gözleri de renkli. Ama ne renk tam bilmiyorum; mavi mi, yeşil mi? Yoksa benimki gibi mi?
(O kadar yakınlaşıp bakamamış besbelli:))

Brooke’ta da Var

Kerim’in saçlarının yüzüne değen kısımları altın sarısı. Ama bu sarılar yüzüne dökülen saçları arkaya itince ancak ortaya çıkıyor. Birgün Selim’i çağırıp gösteriyorum:
-Selim, sen kardeşinin altın sarılarını görmüş müydün?
-A, daha önce hiç görmemiştim. Tastamam altın rengi.
-Gölgeli saçları di mi?
-Anne, Brooke’un da saçları gölgeli. Bazı yerleri altın sarısı, bazı yerleri beyazımsı sarı.
(Görüldüğü gibi konu gene dönüp dolaşıp bizim Brooke’a geldi:))

Henüz Söyleyemedim

-Anne, bugün Brooke yanıma oturdu, ama ona onu sevdiğimi henüz söyleyemedim.
(Kararlı söyleyecek bizimki, eh bu vakitten sonra, seviyorsan git konuş bence, demeli:))
Love makes the world go round by delianne

O da Seviyor

Çocuklarla okula gidiyoruz. Bahçeye girmedik henüz ama bahçeden görünen yoldayız. Hemen görüyorum Brooke’u. Hiçbir şeyi olmasa beline dek düşen sarı saçlarıyla dikkat çekiyor hemen. Tabii benim için algıda seçicilik de var. O bizi görmüyor, ancak o da ne, bir arkadaşı bizim geldiğimizi gördüğü an yanına gidip, bize bakarak birşeyler fısıldıyor. Ve Brooke anında dönüp bizim tarafa bakıyor. Ben başımı eğiyorum.
(Demek o da ilgi duyuyor, diye sevindirik oluyorum. Ah annelik:))

Gülümsüme

Selim’ler sınıfa girmek için bekleşiyorlar. Ben de Selim içeri girene dek yakınında bekliyorum. Ancak o da ne, tam yanımda duran O. Anne ciddiyetini takınmam lazım ya, sürekli gözüm kızcağızın üstünde dolaşmıyorum tabii ve bakmamaya çalışıyorum. Ama göz ucuyla görüyorum; gözlerini dikmiş bana bakıyor. Dönüyorum, o masum ve pembe yüzle karşılaşıyorum; gözgöze geldiğimiz an sıcacık gülümsüyor bana. Ay, benim bu kıza içim ısınıyor:)

Ve Bomba: Sakın Senden Hoşlandığımı Zannetme!

-Anne, Sienna bana dedi ki; Brooke seni takip ediyor. Gerçekten Brooke gittiğim her yere geliyordu. Ben de ona neden gittiğim her yere geliyorsun, dedim. O da bana, senden hoşlandığımı sakın düşünme, dedi.
(Ah bu pervasız çocuklar. İşin ilginci hemen de kendilerini ele veriyorlar:))
-Ay oğlum kızcağız kötü hissetmiştir öyle deyince, hem ne var gelmesinde, belki sadece tesadüftür, belki seni seviyordur ve yanında olmak istiyordur.
-Bence o da beni beğeniyor ama belli etmek istemiyor. Onun için senden hoşlandığımı sakın düşünme diyor.
Ne güzel duygusun ey aşk, aşka düşenin de, aşka düşenin çevresine de müthiş bir enerji saçmaya, hayata canlılık, tazelik ve yenilik getirmeye vesile oluyorsun.

Hiç yorum yok: