8 Ocak 2011 Cumartesi

Benden Bu Kadar!

Durumum budur!
Ve Deli Anne havlu atar! Uzun zamandır alarm zilleri çalıyordu, biliyordum. Hissediyordum derinliklerde. Sadece anlamazlığa verip geçiştirmeye uğraşıyor, öteliyordum bir nevi. Sözümona bu sırada zaman kazanıyordum. Bir kurt vardı içimde, içimi  içte içe kemiren. Onun kafasını ezmeye çalışıyordum beri yandan. 'Ben yerim atıklarını, sen içine attıkça ve büyürüm daha fazla!' diyen sesi ve o sese eşlik eden katır kutur gürültüyü bastırıyordum. Ben attıkça atıkları içime, o büyüdü biliyordum. Biliyordum içimde bir güzel kelebeğe de dönüşmeyecekti, tam aksine çirkin ve devasa bir kitleye dönüşecek ve patlayacaktı en sonunda.

Uzun zamandır SOS veriyordum, da ne ben aldırıyordum ne başkası. Zaten kişi kendi aldırmadıkça başkası aldırır mı? Kişi kendine hoyratsa başkası altta kalır mı? Sırtlanır da sırtlanırsın, düşsen de aldıran çıkmaz ne ki havlu atasın! 


Uzun zamandır sirenler canhıraş biçimde çalıyordu, biliyordum. Tıkıyordum kulaklarımı çare olur diye. Nafile! İçteki atıklar dışarı vurdu aylar önce. Deri döküntüleri, kaşıntılar, ergenlerinkine bin basan akneler ve dahi durmadan artan kilolar işaret fişeğiydi yaklaşan tehlikenin ve içimdeki anormalleşmenin, de kime ne!

Meğer -Ey Özgürlük!- demelerim son -imdat- isteyen sesimmiş. O bir kaç saatlik kaçamak yenilenmek için bir küçük nefes gibiymiş. Sesim sadece yankı olup geri tepince, bir güzel sindirdim önce. Olağanlıkla karşıladım, karşıladım sandım. Yanıldım! Patladı o pis kitle. Şiddetli bir toz kütlesi ve şiddetli bir sesle!

Ben yapamadım anneliği, beceremedim. Evet, kimse silah tutup kafama, anne ol, demedi, lakin ben de bilemedim, hesap edemedim üçünü beşini. Hem zaten ben herşeye dört ayakla girmez miyim ki, bu da öyleydi. 

Zihnimdeki yorgunluktan kocaman şişti başım, taşıyamıyorum! Üstelik anneliğim berbat diye yordukça zihni, çocuklarımı daha beter üzdüm, kırdım! Yetersiz hissettikçe mutsuz oldum, mutsuz oldukça mutsuz ettim! 

Modern annelik dayatmasından uzak durmak istedim, uzak durmak istesem de atamadım edindiklerimi. Bırakmadılar, bırakmıyorlar peşimi! Bırakmadıkları gibi bulandırdılar habire zihnimi. Yetememe, becerememe, yoksunluk hissi azad edin beni!

Nefret ettim zihnimi bir kez dolduran ve bir daha boşaltamadığım bir yığın zırvadan!  Nefret ettim çocuğa nasıl davranacağımız konusunda ahkam kesen ahmaklardan! Olmazsa olmaz(!) faaliyetlerden, aktivitelerden, günde bilmem kaç saat yalnızca çocuğa ayrılması gerektiğini dayatanlardan, yöntemlerden, sistemlerden, okullardan, özellikle özel okullardan, at bindirmelerinden, yüzdürmelerinden, sözümona süper nesil yetiştirme çabasından, proje çocuklardan, Ferber'den, Tracy Hogg'dan, atıklardan faaliyet çıkarma çabasından, çocuklarla oyun oynamaya kendimi zorlamaktan ama kesinlikle zevk almamaktan, hatta ölecek kadar daralmaktan, dinozorları kapıştırmaktan, çocuğu oyuncakla donatıp vicdanımı bastırmaktan, iki sevimsiz oyundan sonra vicdanımı  rahatlattığımı sanmaktan, tüm bu bilgi kirliliğine kulak tıkamak istesem de kulak tıkayamamaktan, varolanların bile yeterince işkence yapmasından!!! 

Ey Cehalet(!) Nerdesin! Keşke hiç bilmeseydim! Keşke bebek saflığına döndürebilseydim zihnimi de rahat etseydim!

Keşke bilmeseydim de, -oynamak zorundayım- zihniyetinden değil de içimden geldiği için oynasaydım çocuklarımla. Keşke bilmeseydim de olur da oynamayınca kendimi bu denli yemeseydim. Yemeseydim de  daha da berbat hissetmeseydim. Daha da berbat hissedip evdeki huzuru mahvetmeseydim!

Benden bu kadar! Pes! Havlu atıyorum!

101 yorum:

Adsız dedi ki...

isyaaaan!!! kötü bir kelime biliyorum ama ben de sizin gibi hissettikçe böyle bağırıyorum avaz avaz.Eşim ancak o zaman yardım elini uzatıyor. Anladığım kadarıyla her yükün altına girme çabalarınız ve bunu - kendinizi ne kadar yetersiz hissetsenizde- başarmanız,sizin eşinizde de rahatlamaya sebep olmuş.en azından bizim evde böyle.. Keşke herşeyin gibi bizim de pilimizin bitebileceğini hesap edebilseler ve arada şarja taksalar ... DErya

Ebru dedi ki...

Canım hala işteyim kaçamak geziniyorum akşam evde bir güzel okumalı sen ciddisin:)
Ödülün var.
Anneliği becermedin hı??? Harbi delisin o vakit.

mine dedi ki...

aman ya en iyisi boşvermek bütün dayatmaları gönlünce davranmak ama bilmek işte içten içe kemiriyor işte
en iyisi herşeyi oluruna bırakmak derim gönülden yapılanlar daha çok işe yaramaz mı

ONLARUYURKEN dedi ki...

hey güzel arkadaşım kendine gel.
sadece senin biraz molaya ihtiyacın var .
sen taşıyamıyacak olsaydın sana verilmezdi bu görev.bu dönem en yoğun dönemin emin ol yakında herşey yoluna girecek tecrübeyle sabittir .dua et ve gücü allahtan alarak yola devam.

sumeyye dedi ki...

Beceremek olur mu? o da nasıl bir cümle..
Ama cehalet değil de, olduğu gibi iç güdüsel olabilmeyi bende isterdim..
veya safca.. ama Dünya yı biz bozduk.. ve çabalayıp debeleniyoruz işte iyi için..

ÖZLEMCE dedi ki...

iyi misin?havlu atmak olmadı.:(((

♥♪♫♥SEMA♥♪♫♥ dedi ki...

deli anne;mükemmelliyetçiliğin kimseye faydası yok değil mi??brak boşver..akışına bırak dayatılmış saatleri onu bunu şunu oyunları boşver,kendin iyi ol ki etrafdakileri de mutlu edebilesin..inanmıyorum ben bu saatte aktivite yok bu saatte oyun yok bu saatte film izleme..yok böyle bişey olmuyor çünkü dediğin gibi..etrafımda bunları yapan anne babaların çocuklarıda var gözümün önünde,bunlardan hiç haberi olmayan anne babaların çocuklarıda..ikisi arasındaki farkı sorarsan..belki yok belki bilinçsiz olanınki daha iyi..hayat çok kısa layıkıyla kul olmak,güzel bir hayat bırakmak arkanda ve saygıyı sevgiyi bilen çocuklarımızın olması..bence bütün mesele bu.....yalnız değilsin..senle aynı duyguları yaşayan pek çok kişi var.pes etme...benden bu kadar deme..:)))))))sevgilerimle..

Mlke_Btkn dedi ki...

Altına imza mı atabilir miyim??

Erkİpek dedi ki...

bu yazdıkların herkesin ortak paydası ama işte insanlar senin gibi çıkıp anlatamayabiliyor ya da anlatmıyor. o ahkam kesenler de çocuklarıyla öyle çok ilgilenemiyor merak etme. havlu atmanı gerektirecek bir şey yok ortada. iyi bir annesin. çocuklarınla gayet güzel ilgileniyorsun. bide şöyle günde bir saat çocukları bırakıp dışarı çıkabilsen (bende:( ) kendine zaman ayırabilsen. aah ah. :)

kucuktirtil dedi ki...

Sevgili blog arkadasim,

Icinde bulundugun ruh haline uzuldum, Cunku insanin kendini cikmazda hissetmesi ne demek birkac aydir bende yasiyorum. Aile fertleri ile ayni sehirdemi oturuyorsunuz? bir sure yanlarina gitseniz cocuklari onlara emanet edip, gercekten uzun zamandir yapmayi ozledigin seyleri yapsan, hatta Bilim Selim' e oyun arkadasi bulmustun, bu kisi Kerim'ide emanet edebilecegin birisi ise bir spor salonuna yazilsan, hem desarj olmani saglar hemde kilolarini verdikce kendini daha iyi hissedersin. Kosullarini bilmedigim, icinde bulundugun ruh halinide anlamaya calismaktan baska birsey yapamadigim icin, birkac nacizane fikirde bulunmak istedim. Ama su kesin bu buhran evde oturarak gecmicek gibi, senin nefes almaya ihtiyacin var.

Adsız dedi ki...

gel ücüncüyü yap, hic bu nevden derdin tasan kalmayacak :)

asna

Fosi dedi ki...

Sevgili Deli anne,
senin özgürlük arayışlarında,
ben de sessiz sakin ne istediğimi arıyordum,
işte bu sessizliğimin dışa vurumu olmuş,
Üstelik yorgunum,çok yorgun,
kafamdaki bi dolu bilgiden,
bu gün şunu eksik yaptım,aslında şunu da yapmalıydımlarla anneliğimin eksilerini gözüme gözüme sokmaktan usandım!
İçime sindire sindire,sadece anneyimi hissetmek istiyorum,turboluk,süperlik gibi eklentilerden sıyrılmak sadece anne kalambilmek istiyorum!

Zeugma dedi ki...

Heyy!!!!
Neler oluyor?
Sen iyi bir annesin kesinlikle.
Çok önemsenen her şey arada yapar böyle. Az uyku falan da..
Havlu falan atmak yok sakın:)

neval dedi ki...

çocuklarımızın dertleriyle ilgilenmekten bakmaktan ve depresyona girmekten doya doya sevip oynayamıyoruzki .
tevkkeli torunlar daha çok seviliyor.bakmak yok sadece sev oyna gitsin.

Sitare dedi ki...

yaşasınnn ,yuppiii,nihayet hayata döneceksin demek.ayol tam da buydu günlerdir demek istediğim.ben ve benim gibi gamsız analar diyarına hoş geldin gülüm:)

anne kaleminden dedi ki...

bir boks maçında olsaydık havlu atıp ringi bırakabilirdik ama anneyiz. ve nasıl olursak olalım onlar için en iyisiyiz. onlara bizden daha iyi kimse annelik yapamaz. ve ne mutlu ki selim e onu çok iyi gözlemleyen ihtiyaçlarını, ilgi alanlarını takip eden süper bir annesi var.. minişi çok tanımıyoruz henüz ama eminim onun için de aynı şey geçerlidir. ve içinde bulunduğun bu hissiyat geçicidir :)))

Aslısın dedi ki...

Hiç yalnız değilsin ve lütfen kendine böyle eziyet etme. İnsansın her şeyinle. Çocukların da seni insan olduğun, sen olduğun için seviyorlar, tıpkı senin olnları öyle sevdiğin gibi. Bu uçurumun kenarına hepimiz geliyoruz zaman zaman, önemli olan oradan bağıran çığırtkanları dinlemeden, kalbini dinlemen ve eziyet etmeden kendine, izin vermen ne geldiyse yaşamaya.
Geçecek, bunu bil sadece. Biliyorsun zaten.

Buse dedi ki...

Canımmmm, yeterli olup olmadığını tartmayı bir anlığına bırak, olduğu kadar olsun, Bırak yüklerinin hepsini Allah'a, lütfen artık bu konuları düşünme. Ayrıca Nihal ne de güzel yazmış sen ne düşünürsen düşün "Onlar için en iyisisin" Allah'a emanet ol sevgili delimiz.

dilek dedi ki...

Şöyle yap geçer...Böyle yap kendine gelirsin diyecek halde değilim...Ahkam kesmek ne haddime...Tek bildiğim bu duygu geliyooorrrr ve geçiyor:) Defalarcada olsa....:)tecrübe ile sabittir:)

İçimden Geldiği Gibi dedi ki...

Hangimiz mükemmel anneyiz ki hepimizin eksik ve yetemediği taraflar var.Bence bu kadar karamsar olma.:(

Euphoric dedi ki...

insan demekki en çok kendisine acımasız oluyor..
bu kadarı biraz kendine haksızlık değil mi ?
:(

Adsız dedi ki...

Her zaman yanınızdayız.Eminim kendinizi bir müddet sonra,zaman geçtikçe daha iyi hissedeceksiniz.Her şeyi oluruna bırakın.Çok iyi anne olduğunuza kuşkum yok.sevgilerimle.

Aylin Anne dedi ki...

Kendine ço kbaskı yapma. Tracy'miş Ferber miş, sütüm kaç cc imiş... Bunlar adamı manyak eder bence. Yahu, salla. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap sevgili deli annem. Havlu attın,neden? yordun kendini.

Afrika'daki yağmur ormanlarındaki anneler ne yapıyor acaba???

Üzme kendini.

ÖPtüm

sarkaç dedi ki...

İyi anne olmak ne demek?
Kim belirlemiş kriterlerini?
Nerede yargılanıyor, karar veriliyor annelerin iyiliğine?
Neden aynı anda hem eş, hem anne, hem ev kadını, hem iş kadını, hem evlat olmak ve de bunlarda iyi olmak zorundayız?
Nasıl kurtulacağız bu yüklerin hepsinde mükemmel olmak takıntısından?
Ne zaman ben kendimim, ne olacağıma ben karar vereceğim diyeceğiz?

Kiraz Çekirdeği dedi ki...

Kıyamam ya... Sen annelıgı beceremıyorsan ya bız ne yapalım kuzum ?
Senı cok sevdım/ sevıyorum... Ucuncuyu dogur onerısıne de cok guldum...

balböcükleri dedi ki...

ya ben bunları okurken neler kuruyorum bir bilsen.
önce dedim başlığı görünce heralde blogu kapatıyor
sonra birkaç saatlik kaçamak yazmışın dedim kocayı boşluyor
anne olamadım demişşin dedim bu kadın gerçekten delirdi:)
allah korusuuuuuuuun.felaket tellalımıyım neyim.yorumlara baktım üç beş tanesine dedim oh.
noooluyo be sanaaaa

Deli Anne dedi ki...

Derya: keşke! tam da böyle hissediyorum aslında. Selim'e diyorum ki bağırmadan durmayı bilmiyorsun,hayatta böyle mi sesin çıkmadıkça kimse dikkate almıyor mu ne? nasılsa güdülmüş koyun gibi yapıyorsun diye kimse el atmıyor ve hatta bir parça yük de onlar koyuyor sırta galiba.. ve eşler bu durumda en çok göze batan oluyor.. etrafta kimse yoksa bilhassa.. ve onlar da erkek olmanın dayanılmaz hafifliğine kaptırmışlarsa :)

Ebru'm: :)

Mine: gönlümce davranamıyorum işte.. yoksa o yöntem, aman bu sistem arayışında değilim zaten.. bloglardan öğrendiim bu isimleri de.. ama ne menem birşeyse bir bakmadan geçemiyorum da.. hemen bir göz atıyorum sonra kusma hissi geliyor.. bir de vakti zamanında edindiim ne varsa çıkmıyor zihnimden..

Onlaruyurken: düşünüyorum canım arkadaşım.. kimsenin sırtına taşıyamayacağı yükten fazlası verilemz biliyorum.. biliyorum da bazen o yükün manevi kısmına yardım edeni arıyorum.. ki aslında kulda medet ne gezer hata bizde!

Sümeyye: cehalet dediğim sahiden de bilmeyenn işte.. yoksa bilmediğini bilmeyen ve de bildiğini sanan değil kastım.. aman diyeyim böyle olmaktan ve böyleleri ile karşılaşmaktan:)

Özlemce: atsam nolur zaten.. bırakıp gidecek değilim ya.. bir gün en fazla koyveririm, ardından durmak yok, yola devam:)

Adsız dedi ki...

Deli Annecim, canım,

Anlıyorum desem, biliyorum desem, yeter mi?

derbay dedi ki...

Deli Anne, sende ilgimi çeken birşey var, bu tam olarak ne emin değilim ama bu postun şaşırttı açıkçası.
Yorgunluğunu, boşluklarda asılışını, ayağını basamayışını anlıyorum. Tüm bu uçurum kenarı hissiyatları işe başlamadan önce yaşıyordum. Şimdi onları öyle tatlı unutmuşum ki, ara sıra seni okurken kendimi o kapattığım kapının dibinde buluveriyorum. İçinde dışarı çıkmak isteyen çok şey var, ama sen tüm enerjini çocuklara, onların iyiliğine, evin refahına, mutluluğa huzura harcarken arada hep kendini tüketiyorsun işte.
Tabi bu arada ne 'mükemmel anne' oluyor insan, ne mükemmel eş, ne de maydonoz müdürü..? Mükemmellik ne ise artık...?
Belki mükemmellik sadece iç huzur. Ne kadar rahat ve esneksen, ne kadar bükülebiliyorsan o kadar mutlu oluyorsun. Geçen hafta 2 geceyi ofiste geçirdim, eve gelmedim. Aklım evde, oğlumda, kocamda, dağılan mutfakta, birlikte geçirilse nasıl olurdu'lu dakikalarda; ama bir o kadar da mutluydum. Sabaha kadar oturdum, çalıştım, kahveler, redbullar, sigaralar havada uçuştu. 2 günün sonunda o yorgunluk ve uykusuzla dağılmış evimi toplayıp, gece 11e kadar beni özleyen mercanla oynayıp, onu uyuttuktan sonra da mutfak dolaplarını silecek kadar enerjik hissediyordum kendimi... Sonra yorgun argın yattım, uyudum, hatta sızmışımdı muhtemelen. ama inan çok mutluydum.
benden mükemmel anne olmaz mesela. mükemmellik bir başka annenin yazdığı, bir başka annenin okuyup haz aldığı, bir başka anneninde bu linki paylaşması gibi birşey ise... canımın ta kendisi bir varlığı bu kullanma kılavuzlarına bakıp uyarak büyütecek kadar işin fabrikasyonuna kaçamayacağım için, ben asla mikemmel olamam. hatta dandik anne diyorum bazen kendime, çok doğaçlama yapıyorum....sende kendine bir uğraş bul deli annem, yazmak kesmiyo. yazdıkça içindekiler akşamdan suya basılmış nohuta dönüyolar şişiyolar. bişey bul ve kaptır kendini ona.
of yorum mu yazdım postmu ? :)) sevgiyle kal

derbay dedi ki...

Deli Anne, sende ilgimi çeken birşey var, bu tam olarak ne emin değilim ama bu postun şaşırttı açıkçası.

Yorgunluğunu, boşluklarda asılışını, ayağını basamayışını anlıyorum. Tüm bu uçurum kenarı hissiyatları işe başlamadan önce yaşıyordum. Şimdi onları öyle tatlı unutmuşum ki, ara sıra seni okurken kendimi o kapattığım kapının dibinde buluveriyorum. İçinde dışarı çıkmak isteyen çok şey var, ama sen tüm enerjini çocuklara, onların iyiliğine, evin refahına, mutluluğa huzura harcarken arada hep kendini tüketiyorsun işte.

Tabi bu arada ne 'mükemmel anne' oluyor insan, ne mükemmel eş, ne de maydonoz müdürü..? Mükemmellik ne ise artık...?

derbay dedi ki...

Belki mükemmellik sadece iç huzur. Ne kadar rahat ve esneksen, ne kadar bükülebiliyorsan o kadar mutlu oluyorsun. Geçen hafta 2 geceyi ofiste geçirdim, eve gelmedim. Aklım evde, oğlumda, kocamda, dağılan mutfakta, birlikte geçirilse nasıl olurdu'lu dakikalarda; ama bir o kadar da mutluydum. Sabaha kadar oturdum, çalıştım, kahveler, redbullar, sigaralar havada uçuştu. 2 günün sonunda o yorgunluk ve uykusuzla dağılmış evimi toplayıp, gece 11e kadar beni özleyen mercanla oynayıp, onu uyuttuktan sonra da mutfak dolaplarını silecek kadar enerjik hissediyordum kendimi... Sonra yorgun argın yattım, uyudum, hatta sızmışımdı muhtemelen.

ama inan çok mutluydum.

benden mükemmel anne olmaz mesela. mükemmellik bir başka annenin yazdığı, bir başka annenin okuyup haz aldığı, bir başka anneninde bu linki paylaşması gibi birşey ise... canımın ta kendisi bir varlığı bu kullanma kılavuzlarına bakıp uyarak büyütecek kadar işin fabrikasyonuna kaçamayacağım için, ben asla mikemmel olamam. hatta dandik anne diyorum bazen kendime, çok doğaçlama yapıyorum....

sende kendine bir uğraş bul deli annem, yazmak kesmiyo. yazdıkça içindekiler akşamdan suya basılmış nohuta dönüyolar şişiyolar. bişey bul ve kaptır kendini ona.

of yorum mu yazdım postmu ? :)) sevgiyle kal

pinar dedi ki...

At havlunu ama o havlu mukkemmelliyetciginki olsun birak gevset biraz ipleri bak nasil mutlu oluyorsun ben oye yaptim en azindan onlar sicacik bi dokunusla simsiki sarilmayla guresmeyle ne billiyim sanki daha mutlular gibi yada ben oyle gormek istiyorum:(

Kaymaklı Kadayıf dedi ki...

Deli Annem, fonda şu şarkı var; "sen ilk değil son değilsiiinnn" yaşadık bilesin en azından ben her ikisinde de doğum sonrası depresyonu güldür güldür yaşadım, sonra yüklerim ağır geldi kaç kere havlu attım ama yere düşmeden tuttum, psikiyatrist kocaya rağmen antidepresanlı yıllar geçirdim, beni dinle ve destek alsana lütfen isim öneririm, elinden tutar götürürüm, her şeyi taşıyacağım diye bir şey yok, tecrubeye kulak ver, o ahkam kesenlerden biri gibi gelebilirim sana ama inan belki bin beterini yaşadım yetememenin, şimdi yetiyor muyum HAYIR ama YETTİĞİ KADAR demeyi öğrendim.

turkan dedi ki...

Havalardan böyle hissediyorsun bence, güneşi bir görelim kafamızdaki bulutların hepsi dağılacak göreceksin. Birazcık sabır, bahara az kaldı....

EV GÜNLÜĞÜ dedi ki...

lütfen lütfen profesyonel birinden yardım al konuş anlat desteklen ama bu şekilde hayatını kalitesiz yaşama bu hissettiklerinle hayat geçmez biliyomusun deli anne sen nasıl büyüdün bilmem ama biz beş kardeş köyde annemin yedirip doyurmasıyla büyüdük hepimizde normaliz keza benim çocuklarımda öle oğlum okul birincisi olacak kadar zeki iken kızımın hayatında aldığı en iyi not üç tür lütfen şu saatte şu bu saatte bu işte şu aktivite yok yetiyom mu yetmiyommu böyle düşünme oluruna bırak seni daha öncede biraz uyardım lütfen olayları akışına bırak benim büyük oğlum on yedi yaşında ne pikolojinde bişey var nede zekasında olacak olan olur suakar yatağını bulur sen ne yaparsan yap hoşçakal

Aslıhan GÜNDÜZ dedi ki...

'Ben yerim atıklarını, sen içine attıkça ve büyürüm daha fazla!' ne kadar da güzel bir cümle bu böyle.

ikizlerimbenim dedi ki...

yazılarından keyif aldığım, birşeyler öğrendiğim arkadaşım,

inan şuanda yaşadığın buhran dönem dönem hepimizin yaşadığı bir dönem..hepimiz aynıyız ve hepimiz farklıyız..ama şu bir gerçek ki hadi deseler git de şu aktiviteye katıl, 1 hafta yok ol ortalıktan, yaptığın ne olursa olsun mutlu olamıyorsun; aklının hep bir yanı çocuklarla, kulaklarında onların sesi var..eş konusunu hiç açmak istemiyorum; ben o konuda çok sıkıntılıyım..sorunun kaynağı annelik kavramı görünse de ilaç yine evlatların esasında..annelik konusunda bir kros yarışması yok ki o bayrağı kapmak için deli dana çaba sarfedelim..çocuklar için dünyanın en iyi annesi biziz..eğer kabul edersen ben her zaman seni dinlemeye hazırım..sevgiyle ve huzurla..

architect dedi ki...

deli annem,yalnz değilsin ve sonuna kadar haklısn 2 çocukla,ben bu hafta oğlumu okula göndermedim de 1 haftada depresyona girdim :) hava soğuk,kapalı,yalnızlık,vs..bi de sürekli sana muhtaç 2 çift göz olunca..dellenmen normaldir..bol bol dua et ve şükret..geçiyor,son 2 gündür ben de çok kötü hissediyordum ve sürekli kendime yükleniyordum ama yapmamak gerek..Allahın verdiği bu cana iyi bakmak gerek..Arada küçüğü bebek arabasına atsan,Selimi de alsan parka gitsen çok soğuk olmadığ günler..iyi gelir..bence kiloları boşver,insanlara-hayata karış...yasemin 2 çocukla frida'nn sergisine gitmiş taksime,kendimden utandım :) sakin ol,hepsi geçecek,iyilikle güzellikle söyle ama sınır koy mutlaka,ben bişeylerin farkna varmaya başladım çocukların ihtiyacı olan şey sevilmek,desteklenmek ve sınırlarını bilmek..gerisi hikaye...kocaman sevgiler..

Ebru dedi ki...

Deli Annem mola veremediğimiz tek şey annelik, eş olmaya bile mola verilebiliyor ama anneliğe verilemiyor. Canım canımmm binlerce kez tekrarlasam da hep inandığım şey sorunlarını böylesine güzel dile getiren, masaya yatıran biriisi o sorunu çözebilir. Sana gaz vermek değil derdim ekrandan fırlayıp evini toplayabilsem, çocuklara masal okutsam emnim gazını daha iyi almış olurdum. yorulmuşsun gülüm sen sırtını dayayıp azcık dinlendirebilse birileri seni ruhenden bile bahsetmiyorum bedenen dinlensen yavaş yavaş yoluna girer belki.
nolur iyi ol tamam mı arkadaşım.
seni seviyoruz.

çakıltaş dedi ki...

canım benim bazen olur öyle şeyler inan...ve lütfen ne hissedersen hisset büyütmemeye çalış kendine zaman ayırmaya çalış, düşünüp üzüntülerini hiç büyütme...tamam mı deli annecim;)

guguk kuşu dedi ki...

sadece ama sadece yorgusun.....bir tek önerim var anneliği öğreten kitaplar okuma.....hiç okumadım 3 kız büyüttüm ve evlatlarımdan çoook memnunum.......bu kitaplar, anlamsız bilgi yığınları sana kendini kötü hissettiren annelik bilgi işi değil delişmen anne yürek işi ve sen onu zaten becerdin.

Unknown dedi ki...

Haksizlik etme kendine deli annem, sen belli cok bunalmissin. Anneligin ustesinden cok guzel geliyorsun.

Nihal M. dedi ki...

hayır havlu mavlu atmıyorsun...Attıysan da ben alıyorum havluyu alnındaki teri siliyorum...
Anneliğinin yazdırdığı onca güzel yazıya belkim sen sadece yazıp geçiyorsunda (ben senden sonra misli kafa patlatıyorum)haksızlık ettiğini düşünüyorum...
Şimdi soruyorum sana?
Selimi büyütürken nasıldın? Aynı telaştamıydın?Aynı telaş ve okuma araştırmaların içinde büyüttüysen bence doğru yoldasın çünkü Selim i biz biliyoruz ...Yok bu yeni bir sıkışıklık karmaşaysa o zaman Selim in metodlarıyla devam etmen gerekiyor demektir belkide kaos ordan çıkmıştır...
İyi bir annesin ve kendine haksızlık ediyorsun...(Kötü anne de olmaz kanımca ama...)
Şöyle yapalım araya bir iki sinema koyalım...Bir müddet bunlardan ayrı kalalım...
Kendini hazır hissedincede geri dönersin...

Ömer Tuna dedi ki...

Vayy bizi bu kadar güzel yorumlayan görmedim. Şu sıra bu konu bu kadar kapamı kurclarken, yerken, nerde yalnış yaptım ben derken süpersinn.

sevilay dedi ki...

Canım benim sadece biraz sabır ve dua.Çok bunalmışsın belli.Bazen herşey üst üste gelir böyle.İnsan kendini suçlar,suçlar da kimse senin gibi açık yüreklilikle itiraf edemez.Geçiştirir durur.Başkalrında arar suçu.Ama yüklenme bu kadar kendine.Neticede sende insansın.Robot değilsin.Ve hayat sadece kurallardan ibaret değil.Yüreğinin sesini dinle.Dualarım her daim seninle Allah yar ve yardımcın olsun.Yüreğini ferahlatsın inş...

Gulcin dedi ki...

Deli annem, uzaklardayim uzun uzun yazamiyorum ama kisa da olsa yazmadan da gecemiyorum. Ben burada sadece ve sadece iki cocugunu da cook seven bir anneyi okuyorum takip ediyorum. Ve bir cocuk icin en guzel seyin sevilmek oldugunu biliyorum. Modern, yeni tarz, eski tarz ya da her neyse annelik aileye ozel be deli annem. Sen de onu cok guzel yapiyorsun. Donunce uzun uzun gorusmek uzere. Lutfen kendine yuklenme en once kendin icin.
Sevgiler

Minişin annesi dedi ki...

Deli anne, bu yazdıklarını düşünüpte yazıya dökemeyen ve bu ruh halinden geçen o kadar çok anne varki! Aynı zamanda birilerine doğruyu anlatırken kendi yaptığı yanlışlıklardan haberdar olmayan...
O sebeple sen içini rahat tut. Bırak okuduklarını, bildiklerini ve yapman gerekenleri bir kenara. Sen bir annesin ve çocukların için neyin doğru olduğunu en iyi sen bilirsin.
Sevgiler

Adsız dedi ki...

yanlız ve apartman hayatında sadece ve sürekli çocuklarla tamamlanan gün,herşeyin en iyisi yada en doğru olanı yapma düşüncesi bir zaman sonra vucütta iflas bayragına neden oluyor.Yanlız değilsin emin ol seni hissedebiliyorum.

KIRMIZI dedi ki...

yolun basinda bir anneyim malum, bu okumalar, dayatmalar beni de gelecek gunler icin dusunduren seylerdi... yazdıklarını okuyunca biraz cıkarımlar yaptım ben de, kulagıma kupe yaptim bir nevi... ne diyim iyi ki bu kadar samimi oldun ve yazdın bunlari, sagol... sevgiler...

Çılgın Mevdoş dedi ki...

ah canım benim ya çok erken havlu attın daha reklamları görüyorsun sen dur bakalım daha gerisi var bunun kendini sev kuvvetli olman lazım daha çokkk işin var
allah yardımcınız olsun hepinizin tecrübe konuşuyor boşuna çılgın demiyorlar aslında çıldırdığım için taktılar bunu bana:))

Berceste dedi ki...

Soyle hizlica bir yorumlara baktim da, aslinda herkes kendisini anlatiyor bir nebze degil mi? Sana verilen tesellilerde bile icten ice acaba ben ne durumdayim sorusu var! Ben geri kalmayayim :) Farkinda olmaya ama cok okumamaya, cok takmamaya kararliyim simdilik, sonra ruzgar beni nereye surukler bilmiyorum. Ama matematik gibi cocuk buyutmek de cok isime gelmiyor. Her ne kadar muhendis olsam da :P anladim ki, bu isin matematigi, yolu yontemi yok. Cocuk var, sen varsin, aile sartlarin var, butcen var ve tum bunlar cercevesinde kurulu bir hayatin icinde o da yetisecek, onemli olan insan olmayi ogretebilmek. Gerisi hikaye!

yaruze... dedi ki...

bende tam böyle bir yazı yazmak istiyordum bugünlerde.O kadar çok şey sırtlanıyorum ki üstüme,ezilip altında kalmaktan ve geri dönüşü olmayan bir yola girmekten korkuyorum.Ama Allah tahammülünü veriyor sanki deli annem,ben tek çocuklu iken bu kadar sabırlı biri değildim esasında,çocuk sayısı üçleninde Tanrı tarafından sabırla donatıldım sanki.Abartmayalım canım eskiye nispeten diyelim;)
Seninde tespitinde olduğu gibi ne zaman kapı önüne koyarsak içimizdeki motomot anne tiplemesini o zaman azad edeceğiz hem evlatlarımız hem kendimizi...
Yalnız değilsin,
Sevgiler...

MKBL dedi ki...

Merhaba,

Bloğunuzu epeydir takip ediyorum.İlk okuduğumda bunalımda olduğunuzu düşündüm.Sonraki okumalarmda kendinize karşı çok acımasız olduğunuzu düşündüm.Şimdi ise herşeyi kafanza taktığınızı ve bunu dillendirdikçe daha çok mutsuz olduğunuzu düşünüyorum.
Lütfen mola verin.
Vücudunuz ve beyniniz sinyalleri arttırmaya başlamış.Artık mola istiyor bence.
Keşke tanışsaydık.Ben bir kaç saatliğine çocuklarına bakardm.Sende gönlünce gezerdin.Rahatlardın.Mutlu dönerdin.
Sevgiler,

Unknown dedi ki...

Derin bir nefesle birlikte ,sadece içinden geleni yapmayı dene arkadaşım.Rahatlatmalısın kendini , terapi kendinde saklı..Selim 'e sorsak " en iyi en güzel anne kimin annesidir ?" cevabı bellidir " benim annem " Sen kendi çocukların için en iyi annesin.Onlarla oyun oynamasanda , yöntemler araştırmsanda , yeni oyuncakalr almasanda , onların biricik annelerisin ve gölgen bile yeter onlara...En büyük hediyen sevgin ve emeğin zaten.
Benim annem benimle hiç oyun oynamadı , hiç evcilik oynamadık,saklanbaçta hatta gıcıklamaca bile ! Ama benim annem mükemmeldir , benim annem benim için en iyisini ister ,benim annem benim için canını verir.Bende onun için veririm , annem herşeyimdir.Benimle hiç oyun geçmişi olmayan , çılgınlık anıları olmayan annem Yağız ın çadırında oyun oynuyor.Ama şimdi zamanı var , sorumlulukları yok .Sadece annane.Ama benimde kıymetlim.Sende öylesin süper bir annesin , bebeklerine çiçek gibi bakıyorsun ve gelecekte de onların biricik anneleri olacaksın...Umarım en kısa zaman da kendine gelirsin , rahatlarsın...sevgilerimle

İkiz Annesi dedi ki...

Yapma Deli Annem etme sen ve anneliği becerememek yan yana hiç yakışmıyor.Hepimizin delirdiği zamanlar oluyor bazen bağıra bağıra şu kapıdan çıksam koşsam kaçsam ve arkama hiç bakmasam derim ama biliyorum ki kalbim 10 adım atmama bile izin vermez.Ve biliyorum ki sen de o kalbe sahipsin.Çok zor etrafında kimse olmadan çocuk büyütmek o kadar iyi anlıyorum ve neler çektiğini o kadar iyi biliyorum ki.Bir bardak çayı bile sıcak içemezsin tuvalete dahi yalnız gidemezsin bazen saçını taramaya fırsatın olmaz bu durumda her sabah giyinip parfüm sürüp traş olan eş yorgan iğnesi gibi batarda batar.Allah dağına göre kar verir derler sabır Deli Annem sabır.Benim yok ama eğer senin çocukları emanet edebileceğin birisi varsa en azından arada bir eşinle bir kaç saatliğine kaçabilsen keşke.
Üzüldüm okuyunca buradan yardım etmeyi çok istedim keşke yakın olsak inan alırdım çocukları sen nefes alırdın biraz.Çok iyi anlıyorum seni inan.
Sevgiyle kal ne olur kendine iyi bak aslında keşke görmesek her şeyi ya da okumasak mı acaba.Bu gün benim yazdıklarım da pek iç açıcı değil aslında kendime de kızdım bak şimdi:(

nihalasli dedi ki...

Ne anneyim ne adayi ama yazabilirim degil mi bir seyler..Hani demisler ya yumurtayi bilmek icin yumurta mi olmak lazim diye:)
Canim su modern anne dayatmalarinin zihnini yormasini ve zaten icinde olan fakat adini senin modern anne koymadigin anneyi robotlastirdigini anladim bugune kadar ki okudugum deli anneden.
Ne farkettim gecen..ben egzersizi neden sevmiyorum neden yorucu ve sikici geliyor.Cunku ya cd den ya da spor salonlarinda yapiyorum..ya dedim allasen sizinle mi ugrasicam(argo tabir-aa cok ayip )
actim tarkandan adimi kalbine yaz sarkisini basladim bildiklerimi mantikli gorduklerimi yapmaya..
(sarki icin:http://fizy.com/#s/1lrgo1)

Baktim tat aliyorum devami geliyor baktim kafam rahat..
Alakasiz gelebilir su ruh halindeyken sana ama dediklerinde bu hal var sanki..
Sen dayatmalari dinleme sen iyi bi annesin bak ben oyle dusunuyorum ki az buz biri diilimmm ha:)
bi kisi bi kisi:)
Blogu birakiyorsun sandim .Gecen dedim aklima gelen basima mi geldi :) iyi hadi sadece havluymus diyelim devam edelim;)
Sevgiler cook sevgiler

Nehire dedi ki...

Pencereyi açıp derin bir nefes aldığımızda,yüzümüze tatlı tatlı gülümseyen evladımızı gördüğümüz anda,yüreğimize,kulağımıza yer eden anne seslenişi duyduğumuzda,sil baştan kadınız biz,anneyiz biz...
Ve bir an önce kendini sevmesini öğrenmesi gerekiyor ,insanın.Büyüme kavramı bununla başlıyor.Sen bir değersin,deli anne.Seni de anneciğinin bir daha dünyaya getirme şansı yok...
Yüreğine gülümse,sevgiyle kal...

keyf_i sibel dedi ki...

havlunu benim attığım köşeye atta gel kavhe içelim. sonrada fal bakarız birbirimize şakadan:))

zaman zaman ilaç olacak inan bana bir zamn(en azından ben o zamnı dört gözle bekliyorum)

seyabb dedi ki...

İnsan yılların birikimlerini bazen taşıyamıyor.Beklentiler tırmalıyor bitiriyor bizi.Ne yapalım bunada şükür.

ahsen58 dedi ki...

havlu atmakda neymiş canım ya olurmu havalar ısınsın içindeki karamsarlıkta gider arada bende çok deliriyorum ama tez geçiyor kendine bu kadar acımasız olma

neselihaller dedi ki...

Delişim diğer blog anneleri benim repliklerimi söylemişler zaten...ben de zaman zaman kendimi en kötü anneymişim gibi görüyorum. Sanki çocuklarımın ruhunda onarılamaz yaralar açmışım gibi geliyor bazen..ama sonra bir bakıyorum bana " anneciğimmmm" diye koşup sımsıkı bir sarılıyorlar ki anlıyorum...ben kötü anne değilim ve çocuklarım beni seviyorlar. Ben mükemmel değilim, çocuklarım da değil, kimse değil..ama hepimiz birbirimizi ve kendimizi bu şekilde sevip kabul edebiliyoruz...kendine çok yüklenme...ama eşinden arada sana destek olmasını sağlamaya çalış..yoksa gerçekten zor, çok zor...Annelik bunalımını yaşamayan kadın yoktur...yalnız değilsin...Öpüyorum kocaman

Adsız dedi ki...

cok şey bilmek pek önemli degilde.ne önemli gercekten cok yalnızız sana hep dedim bir yardımcı kadın haftada 1 gün ve selimi okula gönder.biraz dinlen insan bazen kendine bakmayı beceremiyor bir başkası senin yerine daha güzel cözüm üretebilir.biliyorsun herkesin farklı dertleri mevcut,ama sorun varsa cözümleride var.2 cocukla evde olmayan anlayamaz,yargılayamaz.lütfen dinlenmek için caba göster.kendin istersen bulursun.bende temizlik hastalıgı var,sinir hastalıgı var,ne ararsan var.ama inan kadının 1gün bile gelmesi cok şeyi degiştiriyor.en azından temizlik ve ütü den kurtuluyorsun.lütfen dene...sevgilerimle mutlu kalın...

DERVİŞ dedi ki...

Merhaba

Blogumda paylaştığım bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. (http://benimdergahim.blogspot.com/2011/01/bu-gececek.html)

Bir öğrenci meditasyon hocasına gider:
"Meditasyonum felaketti. Dikkatimi toplayamadım, ayaklarım ağrıdı, uykum geldi, korkunçtu!"
Hoca sakince yanıtlar:
"Bu geçecek!"
Bir hafta sonra öğrenci yeniden hocasına gelir ve şöyle söyler:
"Meditasyonum harikaydı! Kendimi çok farkında, çok barış dolu, çok canlı hissediyorum! Gerçekten harika!"
Hoca yine sakince yanıtlar:
"Bu geçecek!"
**************

Bir de Yıllar önce okuduğum ve çok sevdiğim "bir dakikalık anne" isimli bir kitap var. Eğer onu da bulup okuyabilirseniz çok iyi gelecektir. Çocuklara ayırdığınız zamanın süresi değil kalitesi önemli.

Hafta içi herhangi bir günümü "24 SAATİM" (http://benimdergahim.blogspot.com/2010/12/24-saatim_27.html ) isimli yazıda yazmaya çalıştım. Son üç aydır her günüm zevkliydi. Kafanız rahat ise vücut yorgunluğu veya diğer zorluklar hiç sorun olmuyor hepsi bir şekilde aşılıyor.

Dilerim bir an önce bu psikolojiden kurtulur ve her şeyin en güzeline kavuşursunuz.

"Çaresizseniz, çare SİZsiniz"

Hoşcakalın

defne naz dedi ki...

Ben senin havlu atmanı kabul edenlerden değilim Deli Annem. Çünkü Şuana kadar gerçekten takip ettiğim okudukça kendimi bulduğum bir kadın görüyorum. Bu blog dünyasına ilk girdiğim zamanlar ve bu çocuk eğitme yöntemlerini okumaya başladığım zamanlar bende aynı duygulara kapıldım. Her yerde bir sürü bilgi kalabalığı var. Okudukça bunaldım daraldım hiç bir şey bilmiyor, hiç bir şekilde iyi anne olmadığımı düşünüyor üstüne hıncımıda eşimden çıkarıyordum. Sonra Oturup düşününce benim çocuğum Defne Naz'dı bende filiz. Benim annem de Emine. Acaba kaç kitap okuduki annem acaba komplekse girdimi tabiki hayır. Koyverdi bizi bizde büyüdük. Anormalmiyim hayır üstelik ailemde kimsenin beceremediği şeyleri yapacak kadar iyiyim. Şimdi kızımı da içimden geldiği gibi yetiştiriyorum. İstediğim ve onun istediği ortak zamanda oynuyoruz daha eğlenceli bazen hiç oynamadığım gün yada hiç ilgilenmediğim zaman da oluyor. Çocuklar bazen kendi kendine bırakılmalı ki yartıcılıkları ortaya çıksın. Bizler rehberiz sürekli oynayacağı arkadaşları değil. Lütfen kendini bu kadar sıkma tek yapman gereken içinden geldiği gibi davran yapmak zorunda olduğun için değil. Hoşçakal...

deren dedi ki...

wallahi deli annem,
ne diyim ben sana?kelin ilacı olsa başına sürer..
sadece yalnız değilsin diyebilirim...
zaman zaman değil,bu sıralar çogunlukla kendimi bağırırken,yorgunken,mutsuzken,bulundugum yerden kaçmayı planlarken buluyorum...
kızım hergün yatagına yattıgında yarın anı şeyler tekrarlanmasın allahım diyorum kendi kendime.nolur.ama yine kusmuk,burun akıntısı,söz dinlemeyen-anlamayan kızımın halleri-yalnızlık..hepsi bastırıyor...
geçirmek içinse önceleri kitap alışverişi yapardım,gezerdim,dostlarla bir fincan kahve içerdim..şimdiyse hiçbirini..sadece bekliyorum geçmesini..

Deli Anne dedi ki...

Permaren: yahu işin ilginç tarafı ben şu saatte şu aktivite, bu saatte oyun diyen bir anne değilim ama sanki öyle yapmam gerekiyormuş da ben rahatıma göre davranıyor ve çocuklarımı savsaklıyormuşum gibi geliyor ve ona canım yanıyor, bunaltıyor.. bir de annelik de pes etme sözkonusu mu sanki.. bugün havlu atarsın, yarın paspasa devam:)

Mlke'm, canım senin de canın sıkkın biliyorum.. Allah hepimize ferahlık versin.. selamete çıkartsın:)

Erkİpek'cim: ben psiko anne olmuşum bence.. kendimi içten içe yiyorum ama hoyratlığa devam ediyorum, ama çocukları bırakıp dışarı adım da atamıyorum:)

Küçük Tırıl: kesinlikle evde oturarak geçmiyor, hemfikirim.. ama öyle bir kısırdöngükü ki bunalım işi, hem evden çıkman gerek hem de çıkamıyorsun..

Asna: ahaha epey düşündüm, sonra da güldüm.. artık bir dakika bile düşünecek vaktim olmayacağından sanırım özlediğim şeye kavuşurum: yani üst seviyede fiziksel yorgunluk ve sıfır derece zihinsel yorgunluk:)

Fosim:of Fosim, nedir bu alıp veremdiğimiz anneliğimizle.. rahat bıraksak ya kendimizi şöyle... belki o zaman çocukları da rahat bırakırız.. içimiz içizmizi yemekten hasta ettik ekdnimizi ve ilişkilerimizi.. aslında varsın oyun oynamayalım ama mutsuz da olmayalım, sevecen olalım.. keşke! Dua ile...

Zeugma: öyle valla az uyku.. bu aralar küçük uyutmadığından da olabilir.. nitekim ne zamana z uyusam dikkat ettim bunalıyorum.

Neval:valla sen deyince torunların neden çok sevildiğini anladım.. çözememiştm o muammayı.. doğru diyorsun, bazen düşünüyorum benim çocuklarım yokken çocuklarla harika vakit geçirirdim, herkes senin çocukların çok şanslı derdi.. gel gör ki çocuğun üstün başı, yemesi, kakası, hele ki oyunu, sıkıntısı derken gerilmekten sevmeye vakit kalmıyor vesselam.

Sitarem:ben gamsız olamam Sitare'm, olurmuş gibi yapabilirim, olmak isterim, dıştan olurum da belk, ama içten yerim kendimi.. zaten işim gücüm bu değil mi?

Adsız dedi ki...

yorum sayısına bakılırsa sadece delianne değil pek çok blogger havlu atmış ama bunu itiraf edemiyorlar:)))

Deli Anne dedi ki...

Nihan'ım: ah tabi havluyu gerçek anlamda atıp da arkamızı dönemiyoruz.. paşa paşa kalkıp işlere koyuluyoruz elbet.. :)

Aslısın: geçiyor çok şükür, bugün biraz daha geçti.. teşekkürler:)

Buse'm: Sen de, siz de Allah'a emanet olun :)

Dilek: öyle valla, kaç kere geldi bu dipler de çıktık çok şükür yukarılara.. yarım yamalak da olsa:)

İçimden geldiği gibi: :)

Euphoric: varsın kendimize acımasız olalaım, ya başkasına olsaydık.. ama ben gene de şöyle hissediyorum.. insan en çok evladına mı acımasız, hoyrat oluyor.. bu da beni yiyip bitiriyor.

Kamikaze: sevgiler size de:)

Aylin Anne: Açıp okumuşluğum yok, ordan burdan duymak bile bunaltıyor beni esasında.. sanki herkes, herşey tamam bir benim savsak.. yağmur ormanlarındaki anneler daha mı şanslı ne? en azından çocukları:)

Sarkaç:çok güzel, çok isabetli sorular.. aslında cevabı içimizde ama beyin, mantık öğüte öğüte, evire çevire bir yerlerde duyduklarımızı deliye döndürdü bizi bence.

Kiraz'ım: ahaha ben de önce düşündüm ama sonra dank' edince güldüm..

Serpil'im: :)

Deli Anne dedi ki...

Elif'im: yetmez mi canım ya, hekimden sorma, çekenden sor demişler:)

Derbay: Keçeye sardıracağım derbay, bir de dün gece geldi aklıma bir kurs felan ayarlayayım kendime.. Selim bebekken Moskova'da idik, 2 saatliğine Rusça dersine gidiyordum, 5 dk.lık mesafe.. ama o nasıl bir hazdı, o karşıdan karşıya geçtiğim bir tek cadde ne kıymetliydi öyle...

Pınar'ım: aman be canım ya, mükemmeliyetçilik peşinde olsam tamam diyeceğim ama kendimi yiyorum içten.. sanki illa 2 gün üstüste o sevimsiz oyunlardan birini oynamamıştam ölmüşüm gibi hissediyorum.. yıkılıyorum.. düşyorum.. halbuki kendimi diri tutsam çok daha faydalıyım çocuklara belki sevimsiz ve samimiyetsiz bir iki oyundan.. ne bilim bilemiyorum.. çocuklar da oyna da ne olursa olsun havasındalar ya..

Kaymaklı Kadayıf'ım: öğrendin mi sahiden canım arkadaşım ya, ben de öğrenmişim gibi hissediyorum ama bir iki haftadan sonra öğrenmediğimi hissediyor, bunalıyorum.. mış gibi yapıyormuşum yani.

Turkan: İnşaallah, inşaallah!

ev Günlüğü: içime sindirmem lazım, su yolunu bulur vs türden cümleleri. ve akışına bırakmayı.. sevgiler.

PINAR dedi ki...

:(Ben de bu anne-cocuk bloglarina bulastigimdan beri, en korktugum sey bu. Annemiz bizle hergun 2 saat oynamadi diye biz saglikli olmadik mi? Cicek gibi buyuduk iste! Ben henuz anne degilim, yolda 2 ay sonra geliyor, ama bu proje anneleri gordukce yeminle dogurmadan depresyona girdigimi hissediyorum. Ben de kitap okuyarak -harfi harfine cocuk yetistirmek istemiyorum. Zaten yapamam yapim musait degil. Bakalim neler olacak!

OZLEM ANNE dedi ki...

bende hergun bir deil bir kac tane havlu atiyorum, ama naparsin sonra pasa pasa toplayip yikiyorum :)
sikintilarimiz hep ayni bilesin... ama insallah selim okula basladimi buyuk bir nefes alacaksin, ya sabir ha gayret..

Deli Anne dedi ki...

Aslıhan::)

İkizlermbenim: çok teşekkür ederim güzel sözlerin için..:)

Architect: Sevilmenin içeriği nedir, detsklenmenin ve sınır koymanın.. ben doğruyu şaştım doğrusu..

Ebru'm: teşekkür ederim canım arkadaşım:)

Çakıltaş: :)

Guguk kuşu: Selim'e hamileyken ve ilk 6 ayında Selim'in okuduklarım yetti de arttı bile baksanıza.. hiç okumuyorum, gördüm mü dörtnala kaçıyorum ama bir blog yazısını gözucuyla yakalamışsam dahi unutmuyorum.. böyle bir hal işte ..

Gülom: :)

Nihal'im: canım..

Ömer Tuna: :)

Sevilay'ım: canım.. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.. o bize yeter! aslında ama işte eksikliğimiz fazla.

OZLEM ANNE dedi ki...

ayy garibim o kusun hali ne oyle... valla acidim.

Deli Anne dedi ki...

Gülçin'im: çok doğru, annelik özel yanısrıa her çocuk da özel..öperim canım.. iyi gezmeler.

Minişin annesi: İçimizi kirletmemiş olsak ve sadece içgüdülere bıraksak kendimizi hepimiz için çok daha hayırlı olurdu eminim, dediğin gibi.. Sevgiler.

Ayşen: aynen öyle :)

Kırmızı: sevgiler:)

Mevdoş: ahaha.. siz çok tecrübelisiniz malum.. ama maşallah bu savaştan sağ salim çıkabilmişsiniz ya o yeter bize :)

Berceste'm: çok doğru dediklerin.. ama bana bir gün bni tatmine den ertesi gün benim keyfme hizmet ediyor gibi geliyor.. aslında keyfetmenin nesi bu kadar kötü onu da bilemedim ki.. sado-mazoşist bi ilişki annelik hah şimdi çözdüm:)

Yaruze'm: sen de gel üçle diyenlerdensin yani :) sevgiler.

www.mkblkonsept.com: mola, mola, mola da nasıl? ben de çok istiyorum kısa da olsa birmola..

İlknur'um: Selim bazen diyor ki: sen dünyanın en iyi annesisin! o zaman gene üzülüyorum, ben neler yapıyorum ya da yapmıyorum bu çocuk bu halimle iyi diyor bana diye..

İkiz Annesi: biliyorum canım arkadaşım, bugün dışarı çıkacaktım içim Selim'i bırakıp gitmeyi elvermedi.. sözümona rahatlayayım dedim onu da aldım, kaç zamandır çok sıkılıyor diye.. öyle bir şey işte...

NihalimAslım: fizy'i de mundar ettiler.. sırf TR de mi çalışmıyor gene... sevgiler canım..

Nehire: ne güzel demişsiniz sil baştan kadınız, anneyiz diye.. sevgiler size de..

Keyfi Sibel: ahaha sevgiler:) kahve dedin mi fizana gidebilirim dikkat!

Kardeşim: çok şükür, elbette şükür! bazen böyle yazarken yahut konuşurken diyorum kendime, utan! kimbilir ne dertleri var diye.. çok şükür sağlıklıyız, evlatlarımız sağlıklı daha ötesi yok ama yaşarken işte...

Deli Anne dedi ki...

Ahsen'im: inşaallah diyelim:)

Gülçin'im: öperim ben de:)

Selinka'm: benim de o yönde arayışım var canım, bulurum inşaallah.. en azıdan dediğin gibi haftada bir temizlenir dip köşe (inşallah tabi) .. sevgiler.

Derviş: okudum yazılarınızı.. bir telaş, bir koşturmaca hepimizde

dilerim hepimize selamet verir Allah ve ferahlık ve genişlik:) ve iç ve dış huzuru..

Filiz'im: ah valla koyversek kendimizi de çocuklarımızı keşke.. en iyi uyan bu kelime işte... koyver, koyver delianne diye telkinlerde bulunayım kendime.. kasık kasık nereye kadar ve ne kadar doğğru.. ya da ne kadar samimiyiz çocuklarımıza.. Evet kendilerine bırakılmalı konusunda da çok haklısın Pino' da buna yakın birşeyler demişti bir kaç gün önce ve çok mantıklı gelmişti biraz da rahatlatmıştı beni.. sevgiler.

Deren'im.. öyle valla körlerle sağırlar birbirini ağırlar misaliyiz burda.. en komiği ne biliyor musun bir anne düştüğünde diğerleri dur aman, bak şöyle bak böyle diyor sonra o dur diyenler bir başka gün düşüyor bu kez önce düşen dur, aman yapma diyor:)

Pınar: Sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin Allah.. size de kolaylık ve sağlık versin.. valla benim favorim içgüdüyü dinlemektir.. ki bence o içgüdü safiyane ise, kirletilmemişse doğruyu bulur anne ve rahatlar.. çünkü bir hayvana bile verilmişse bizim içimizde hayde hayde vardır ama işte kirletiyoruz çer çöp bilgiyle.

Özlem'im: ahah ben de sonra paspas yapıyorum:) yok Özlemim bende bu sado--mazoşistlik oldukça bitmez.. bu kez ay okula gidiyor hergün yüzünü göremiyorum, ilgilenemiyrum diye yırtınırım.. ki geçen sene kısmen oldu..

Deli Anne dedi ki...

Özlemim pek acıklı hakkaten hali.. altında da yazısı vardı küfrediyordu insanlığa sanırım:)

İkiz Annesi dedi ki...

Ödülün ve mimin var canım beklerim:)

Ilk dedi ki...

Bazi seylere kulak tikamak gerek. Anneligi becerebilen var mi? Tanimlari biz yapip kendimizi icine oturtmaya calisiyoruz. Dinazorlardan once kendine zaman ayirmaya calis biraz. Azicik uzaklas, belki de sandigindan daha az zamanda toparlanacaksin. Istersen bizim buralara geyik/rakun/timsah seyrine gel :)

Öykü dedi ki...

Bilgi acı verir.
Ve dediğin gibi işin kötüsü kaçış olmaması.
Kapatalım blogları,gel bi tatile çıkalım beraber.Benim de ihtiyacım var. :)
Bilgi bombardımanının altında can vermek üzereyim ben de...:)

OZLEM ANNE dedi ki...

hahah bak ondada haklisin, dun sabah kahvaltisinda esimle ayni seyi konusuyoruz, tek cocukta kalsaydik, pinara okumasini bile ogretmeye baslamistim dedim, internette ogretmeninden yararli siteler aldim ama onunla ne oturup onlari gosterebiliyorum nede print yapip kendisine verebiliyorum diye yandim :( oda bana sole ben yapayim dedi de biraz rahatladim ama yinede ayni deil iste ... yani anliyacagin dogrusun canim, bu seferde cocuk geliyor seni ozledim diyorum cok, sonra ilgilenemiyorum diye uzuluyorum, olmuyor her seye yetismek mumkun olmuyor ..eve ayri kadin olmak, bebege ayri anne olmak , buyugune ayri anne, egitici olmak gerektigi gibi bide kendini dusunen ayni kadin olmak istiyorsan 24 saat deil 48 saat yetmiyor... kus hakli !!:)))

Deli Anne dedi ki...

Aylin'im: yettim, yettim gayri:)

İlk: Sen daha bizim buralara, rakun/geyik/timsah seyrine gel dediğinde daha ben Selim'i düşündüm.. onu oraya getirmem gerektiğini..hayvan delisi oğlumu.. hele ki timsah.

velhasıl öylesine bir konuşma içinde geçen, dinlenmek dediğimiz şeyin içine bile evladı yerleştiriyoruz.. nerde kaldı havlu atmak? laf ola beri gele yani:)

Bir de nereler sizin oralar sahiden?

Öykü: Bak yukarda İlk bir yerden bahsetmiş, öğrenip gidelim beraber:)

Can vermiyoruz da vermeye epeyce yaklaşıyoruz:)

Adsız dedi ki...

hah, aynen öyle :) iki gün ayni yemegi yedirip haftada bir banyo yaptirinca da vicdan azabi cekmeyeceksin misal :)

muhabbetle,

asna

Feride dedi ki...

ama ama robot değiliz ki.. bilmek belki iyi bir erdemdir ama en iyi bilgi kendini bilmektir, kapasiteni bilmektir diyecem güleceksin belki:) komik değil ama gercekten, ben bildiğim ve hatta bazen başkalarına tarif ettiğim şeyi yapamıyorum. becerememekten ziyade üşenmekten olanları bile var ama kapasitemi biliyorum arkadaşım.. ben o ne yapılması gerektiği ile ilgili tez yazabilecek insan yapmıyorum.. sen de öyle yap, valla, çok rahatlıyo insan:P oyun ablası yerine bi ev düzenleyicisi mi alsaydınız yahu.. gercekten yardımcı için bir bütçe ayırabilirseniz neden olmasın.. seni üzgün görmeyi sevmedim ben!

Nil dedi ki...

O zaman ben kendime yeni idol arayayım :)

Fatma dedi ki...

Ah Delişim, sana sım sıkı sarılıyorum buradan.

senay c dedi ki...

Deli anne,
ne güzel yazmışsınız,cehalet mutlulukmuş. İnterneti verdiler elimizin altına,okuduk da okuduk, bildikçe bildik sandık, kendimizden uzaklaştık. Geçenlerde bilir misin bilmem, nurturia da (www.nurturia.com.tr)biz de bu konuyu konuşmuştuk. Mükemmel anne olalım derken kendimizi ne kadar yıprattığımızdan ve mutsuz annelerden,ve dolayısıyla mutsuz çocuklardan.

Seni anlıyorum ve huzur diliyorum..
Sevgilerle
Şenay

NzN dedi ki...

ah be deli'm,
ah be anne'm,
kemirme ruhunu...
yeme-bitirme kendini.
bu kadar acımasızlık etme kendine.
bu kadar sorgulayan ve bu kadar açık yürekle her şeyi ortaya koyup, kendiyle yüzleşebilen bir kadın kötü annelik yapıyor olamaz. mükemmelli yakalamaya çalışırken kaybolma yollarda. bırak ruhun aksın ve bulsun yolunu...
bekara karı boşamak kolay derler. çocuğum yok bilemem ama olsa bile benim çocuğumla benim yaşadıklarım da sadece benim için geçerli olurdu. aynen senin çocuğunla senin yaşadıklarının da sadece senin için geçerli oldugu gibi...

bunlar çıkışa yaklaştıkça sabırsızlanan ruhun çırpınışları bence. huzur çok ama çok yakınındadır umarım.
hem seni hem de bebelerini kocaman kocaman kucaklarım buralardaannnnn


sevgilerimle!

Deli Anne dedi ki...

Özlemim :)

Asna: ahaha güzel düşünce:)

Feride'm:yardımcı, bakıcı, okul vs derken benim de çalışma hayatına atılmam gerekecek.. hoş fena olmaz belki:)

bir de bilginin hayırlısı..

Küçük Mucizem: Ah canıımmm:)

Fadiş: canım fadişim hem de yorgun argın, ev taşımış halinle:)

Senayc: Nurturiaya yeni adapte olabildim.. ama dört bir yerde yazmaktan perişan oldum iyce:)

sevgiler.

NzN: inşaallah yakındadır huzur ve hayırlısı ile.. Sağlıkla, sıhhatle gelsin de:) ben kapı açık bekliyorum.. hoş şu dünyada tam huzur da yok biliyorum ama yarım da olsa razıyım:)

ayrıca tekrar kolay gelsin diliyorum sana hazırlıklarında.. rast gelsin işlerin ayrıca..

sevgiler.

Cafe Pepela dedi ki...

Ve sen yine denendiğinde
ve yine kalbin daraldığında
ve yine bütün kapılar yüzüne kapandığında
ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde
Uzun uzun düşün
ve hatırla yaratanını!

Allah kuluna kâfi değil mi?

(Zümer/36)


Şöyle bir eğilsem,dopdolu yüreğinden,muhabbet ve hayr duası ile kocaman öpsem..

Zahmette rahmet saklıdır her daim,geçecek inşaAllah cancağzım,hepsi!

Deli Anne dedi ki...

Pepelam, canım kardeşim... muhabbet ve hayır duasıyla öpmenin en alasından yaptın şu an benim için:)

Unknown dedi ki...

ben de tek isyankar benmiyim diyordum.

Özlem dedi ki...

aynı şeyleri yaşayıp aynı patlamaları yaşadığım deli annem
o havluları atıyorum
diğer yorumcu arkadaşın dediği gibi kuyruğumu kıstırıp tırım tırım başa dönüyorum

bakıyorum pazar olmuş güne buz pateniyle başlamışlar yüzmeyle devam edip atbinme ile sonuçlandırıyorlar
ne o! çocuk faal,sosyal...
başlarım ya
olmasın kardeşim

tek çözüm kendine vakit ayırmak
başka yolu yok
diyeceksin ki nasıl

atbinmesinden yüzmesinden bir müzik aleti çalmasından biri seçmek suretiyle...


avm ye gidip ikisini birden çocuk oyun alanına salıp alışveriş yaparak...
koca veya akraba her kimse evdeyse bir akşam geç saatte bile olsa sinemaya tek başına kaçmak...
olmuyorsa bunlar huni kaçınılmaz oluyor biliyorum
o eşikten çok döndüm
Özlem-Nehir ve Aylin'in annesi-
mavivekirmizibalik.blogspot.com

Deli Anne dedi ki...

Nil Ay: anne olunca, hem de büyükşehir annesi, isyan etmeden olmuyor ne yazık ki:)

Özlem: doğru çözümler bullmuşsun arkadaşım ve gerçekçi ve bana göre çok makul.. ben de bu yolda kafamı netleştirme yolundayım inşallah:)

sevgiler.

didem dedi ki...

Yok olmaz! N'olur havlu atma burada seni okuyan anliyan kendinden birseyler goren birsuru anne var. Bizi yanliz birakma.
Havlunu geri al yerine as.
Aci yok!

Deli Anne dedi ki...

Didem'cim: zaten istesek de o havluyu atmak ne mümkün, sözkonusu olan annelikse değil mi:) Aldım aldım, yüzüme gözüme bulaştırdım :) sevgiler.

Esra (Keremimiz) dedi ki...

bana yalnız olmadığımı hissettiriyosun her yazınla Deli Anne..

NEKO dedi ki...

Kendinize çok yüklenmeyin ya. Mükemmel anne olmak değil amacımız, sadece anne olmak.

O saydıklarınızın hepsinin zırva olduğunu düşünüyorum. Nasıl farklı doktorların sağlık konusunda söyledikleri birbirlerini tutmuyorsa çocuk yetiştirme konusunda uzmanların söyledikleri de zamanla değişiyor. Biz içimizden geleni yapmalıyız.

Tüm uzmanlar emzirerek uyutmayın derken ben memede bırakıyorum kızımı ooh mışıl mışıl hem uyur hem emer. O sayede kilo aldı. Öyle diyen uzman gelsin uyanıkken gazdan ememeyen bebeğimi kendisi emzirmeye çalışsın bakalım.

Önceden aman sakın kucağa almayın odasını ayırın özgür yetişsin ağlasın gitmeyin ağlaya ağlaya büyür gibi fikirleri zihnimize yer ettirirlerken şimdi tam zıddını söylüyorlar.

Diyeceğim şu ki: Annelik onun bunun söyleyebileceği birşey değil. O kadar saat oyun oynamak zorunda olmak da değil, diğer annelerin yaptıklarını düşünüp yarışa girmek de. Uzmanların söylediklerini yapmakla iyi anne olunmaz bence. Annelik sizin içinizden geldiği gibi davranmanızdır yavrunuza. Allah kadınları anne olmayı bilerek yaratıyor bence. Yeri geldiğinde içimizden akıveriyor herşey.

Siz belki saatlerce oyun oynayamayacaksınız Selim ile ama içiniz rahat olmalı. Siz onun annesisiniz! Var mı ötesi. Bazen varlığınız bile onun için yeterli. Böyle düşünün. Ve çocuklarınız sizin gibi bir anneye sahip oldukları için gerçekten çok şanslı.

Deli Anne dedi ki...

Nekom, Nekom, Nekom ne de güzel yamışsınız.. ve ne kadar netgörüşleriniz.. benimkisi çok bulanık.. aslında yazdıklarınızı düşünüyor ve kanulleniyorum da ama netlik olmadığı için en küçük bir fırtınada savruluyorum sanırım..

Biraz sakinleşebilsem ben de netleştirebilirim belki..

çok teşekkürler.. bu güzel destek için.. sevgiler koskocaman

sonra ayarlarız dedi ki...

şu isyanınız bile bu sistemin zafer çığlıkları değil mi
öyle
neye göre iyi anne olmadığınızı söylüyorsunuz.çizilmiş hazır fikstürlere bakarak değilmi

sinek kadar kocam olsun gelsin başıma konsun diye bi laf duydumda
senin için çeviriyim,
sinek kadar anam olsun gelsn başıma konsun sen çocukların için herzaman yeri doldurulamaz bi varlık olarak kalacaksın içlerinde var olduğun sürece

Deli Anne dedi ki...

Ters Pabuçlar: ne iyi ettiniz de geldiniz ve yazdınız bana.. Ne iyi geldi son çevirdiğiniz cümle bilseniz.. vicdanımı rahatlatmaya yönelik tam da.. keşke daha iyi, daha ilgili anne olsabilsek ama elimizden gelen de buysa rıza göstermeli belki de.. ve peşini bırakmalı didiklemenin, kimbilir? Susmuyor, susmuyor bu iç sesim...

Adsız dedi ki...

zaten ağlıyordum bu yazını okuyunca iyice boşaldı içimdeki çaresizlik. beni anlatmışsın, şuan içinden çıkamadığım ne varsa anlatmışsın sanki.. benim de hep pişmanlıklar gelir aklıma, sonra o pişman olduklarıma acıma, ertesinden kendime tümden acıma şeklinde kıvrnıp dururum. yetemiyorum.. ben kendime yetemiyorum ki? hele çocuğa kocaya nasıl yeteyim. o kadr boğuluyorum ki..ve ben her zaman imreniyorum o dünyayı kocasıyla yeni yeni tanıyan, saf,tertemiz ,gencecik kadınlara.. bilmiyorlar neyin özgürlük neyin sınır olduğunu.. yaşadıklarından mutluluk duymayı öğrenmişler bi kere. ve eminim benden daha mutlular. çok bilmek beynimi,ruhumu yoruyor artık. uzun oldu ama dayanamadım yazdım:(